top of page

OKR: Hedefe Doğru Yolculuğun Rehberi

  • Yazarın fotoğrafı: Göker MİRZA
    Göker MİRZA
  • 10 Mar
  • 4 dakikada okunur

Hedef belirleme, bireylerden devasa organizasyonlara kadar herkesin başarıya ulaşmak için kullandığı temel bir araçtır. Ancak çoğu zaman, hedefler ya çok belirsiz kalır ya da ölçülemez hale gelebilir. İşte tam bu noktada OKR (Objectives and Key Results - Hedefler ve Anahtar Sonuçlar) devreye giriyor. OKR, modern dünyanın en etkili hedef belirleme yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor ve Google’dan Spotify’a kadar birçok başarılı şirketin büyüme hikayesinde kritik bir rol oynuyor. Peki, OKR tam olarak nedir, nereden çıktı, hangi sorunları çözüyor ve neden bu kadar önemli? Gelin, bu sorulara derinlemesine bakalım.


 

OKR’den önce, performans yönetimi genellikle MBO (Management by Objectives - Hedeflerle Yönetim) gibi sistemlere dayanıyordu. 1950’lerde Peter Drucker tarafından geliştirilen MBO, çalışanların ve yöneticilerin ortak hedefler belirlemesini savunuyordu. Ancak MBO’nun birkaç temel zayıflığı vardı:


Esneklik Eksikliği: MBO, genellikle yıllık hedeflere odaklanır ve hızla değişen iş dünyasında yetersiz kalırdı.

Bürokrasi: Hedef belirleme süreci uzun ve karmaşıktı, bu da çalışanların motivasyonunu düşürüyordu.

Ölçüm Zorluğu: Hedefler genellikle yeterince spesifik değildi ve başarı kriterleri belirsizdi.

OKR, MBO’nun bu eksikliklerini gidererek modern iş dünyasına uyum sağladı. OKR’nin çeyreklik döngüleri (genellikle 3 ay), şirketlerin değişen koşullara hızlıca adapte olmasını sağladı. Ayrıca, OKR’nin basitliği ve şeffaflığı, bürokrasiyi azalttı ve ekiplerin sahiplenme hissini artırdı. Google’ın OKR’yi benimseyip milyonlarca kullanıcıya ulaşması, bu sistemin eski modellerin yerini almasında dönüm noktası oldu.


OKR’nin Tarihçesi: Intel’den Google’a Bir Yolculuk

OKR’nin kökeni, 1970’lere, teknoloji devi Intel’e dayanıyor. O dönemde Intel’in başkanı Andy Grove, şirketin hızlı değişen teknoloji dünyasında ayakta kalabilmesi için yenilikçi bir hedef belirleme sistemi geliştirdi. Grove’un amacı, çalışanların neyi başarmaya çalıştığını netleştirirken aynı zamanda bu hedeflerin ölçülebilir olmasını sağlamaktı. Böylece OKR doğdu: İlham verici hedefler (Objectives) ve bu hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını gösteren somut, ölçülebilir anahtar sonuçlar (Key Results).

OKR, Intel’in pazar liderliğine yükselişinde büyük rol oynadıktan sonra, Grove’un öğrencilerinden biri olan John Doerr tarafından Silikon Vadisi’ne taşındı. Doerr, 1999 yılında henüz genç bir startup olan Google’a OKR’yi tanıttı. O dönemde Google, iki kurucusu Larry Page ve Sergey Brin ile sınırlı bir ekiple çalışıyordu. Doerr’in sunduğu OKR sistemi, Google’ın kaotik büyüme sürecinde odaklanmasını ve hizalanmasını sağladı. Bugün Google, OKR’yi dünya çapında popüler hale getiren şirket olarak biliniyor ve sistem, teknoloji devlerinden küçük girişimlere kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor.


Peki Nasıl bir Çözüm Sunuyor?

Geleneksel hedef belirleme yöntemleri, çoğu zaman soyut ve yönlendirici olmaktan uzaktı. Örneğin, bir şirketin “daha iyi müşteri hizmeti sunmak” gibi bir hedefi olabilir, ancak bu hedefin ne anlama geldiği veya nasıl ölçüleceği belirsiz kalırdı. OKR, bu belirsizliği ortadan kaldırmak için tasarlandı. Temel sorunu şu şekilde özetleyebiliriz: Organizasyonlar ve bireyler, neyi başarmak istediklerini tanımlamakta zorlanıyor ve ilerlemelerini etkili bir şekilde takip edemiyorlardı.

OKR’nin çözmeye çalıştığı başlıca sorunlar şunlar:


Odak Eksikliği: Çok fazla hedef belirlemek, ekiplerin ve bireylerin enerjisini dağıtır. OKR, az sayıda ama kritik hedefe odaklanmayı teşvik eder.

Hizalanma Sorunu: Büyük organizasyonlarda, departmanlar veya bireyler kendi hedeflerine yönelip şirketin genel vizyonundan kopabilir. OKR, hiyerarşik bir yapı ile herkesin aynı yöne çekmesini sağlar.

Ölçülebilirlik Eksikliği: Geleneksel yöntemlerde ilerleme genellikle subjektif bir şekilde değerlendirilir. OKR ise somut ve ölçülebilir sonuçlar talep eder.


Örneğin, bir yazılım şirketi düşünelim. Eski usul bir hedef “ürünü geliştirmek” olabilir. OKR ile bu, şu şekilde dönüşür:


Hedef (Objective):  Kullanıcı deneyimini dünya standartlarına çıkarmak.

Anahtar Sonuçlar (Key Results):

1. Uygulama yükleme süresini 2 saniyenin altına indirmek.

2. Kullanıcı memnuniyet puanını %85’e yükseltmek.

3. Aylık aktif kullanıcı sayısını 50.000 artırmak.

Bu yapı, hem ilham verici hem de takip edilebilir bir çerçeve sunar.



OKR’nin KPI’dan Farkı Nedir?

OKR sık sık KPI (Key Performance Indicators - Anahtar Performans Göstergeleri) ile karıştırılır, ancak bu iki yöntem farklı amaçlara hizmet eder:

OKR, geleceğe yönelik, ilham verici ve hırslı hedefler koyar. “Nereye gitmek istiyoruz?” sorusuna odaklanır. Örneğin, bir startupın OKR’si “pazar lideri olmak” olabilir. KPI ise mevcut performansı ölçer ve “Şu anda nasılız?” sorusuna yanıt verir. Örneğin, bir şirketin müşteri memnuniyet oranı %90 ise, bu bir KPI’dır.


OKR örneği: 

Hedef: Türkiye’nin en sevilen e-ticaret platformu olmak.

Anahtar Sonuçlar:

1. Net Promoter Score’u (NPS) 70’e çıkarmak.

2. Aylık sipariş sayısını 100.000’e ulaştırmak.


KPI örneği: 

1. Mevcut NPS: 55.

2. Günlük sipariş ortalaması: 2.000.


OKR, büyümeyi ve yeniliği teşvik ederken, KPI durumu izler. Birçok şirket, bu ikisini birlikte kullanarak hem mevcut performansı takip eder hem de geleceğe yönelik hedefler koyar.


Bireyler ve Ekipler İçin OKR’nin Faydaları

OKR’nin gücü, yalnızca büyük organizasyonlarla sınırlı değil; bireyler ve ekipler için de dönüştürücü etkiler sunuyor. İşte detaylı faydaları ve örnekler:



Bireyler İçin Faydalar

a. Netlik ve Odaklanma: OKR, bireylerin önceliklerini belirlemesine yardımcı olur. Örneğin, bir içerik yazarı şu OKR’yi koyabilir:


Hedef: Alanında otorite haline gelmek.

Anahtar Sonuçlar: 

1. 3 ayda 10 yüksek kaliteli blog yazısı yayınlamak.

2. LinkedIn’de 500 yeni takipçi kazanmak.

3. Bir sektörel konferansta konuşma yapmak.

Bu, yazarı gereksiz işlerden uzak tutar ve enerjisini anlamlı hedeflere yöneltir.


b. Motivasyon: OKR’ler, ulaşılabilir ama zorlayıcı hedefler koyarak bireyleri teşvik eder. Google, OKR’lerin %60-70 oranında tamamlanmasını “başarılı” kabul eder; bu, mükemmeliyetçilik baskısını azaltır.


Ekipler İçin Faydalar


a. Hizalanma: OKR, ekiplerin şirket vizyonuna katkılarını netleştirir. Örneğin, bir pazarlama ekibi:


Hedef: Marka bilinirliğini artırmak.

Anahtar Sonuçlar: 

1. Sosyal medya etkileşimlerini %50 artırmak.

2. 3 yeni influencer kampanyası başlatmak.

Bu hedefler, şirketin genel “pazar payını büyütme” hedefine hizmet edebilir.


b. Şeffaflık: OKR’ler genellikle herkesle paylaşılır. Örneğin, Google’da tüm çalışanlar birbirlerinin OKR’lerini görebilir; bu, işbirliğini ve hesap verebilirliği artırır.


c. Esneklik: Bir ürün geliştirme ekibi, çeyreğin ortasında pazar talepleri değişirse OKR’lerini hızlıca güncelleyebilir. Bu, ekiplerin çevik kalmasını sağlar.


 

OKR, belirsizliği netliğe, karmaşayı düzene ve hayalleri gerçekçi planlara dönüştüren bir sistemdir. Intel’de doğup Google’da küresel bir fenomene dönüşen bu yöntem, bireylerden ekiplere kadar herkesin potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı oluyor. Eski performans modellerinin aksine, OKR modern dünyanın hızına ve dinamizmine uyum sağlıyor. KPI gibi araçlarla tamamlandığında, hem mevcut durumu izlemek hem de geleceğe yönelik cesur adımlar atmak mümkün hale geliyor.



1 Comment

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
Fseyrek
Mar 10
Rated 5 out of 5 stars.

Harika bir yazı

Like
bottom of page